Tropikal iklim dedikleri

9.7.15











Panama'ya iner inmez, basık ve yağmurlu ama bir o kadar da sıcak bir havayla karşılaştık.  
Panama'da senede 4 yerine 2 mevsim var: yaz ve kış. Ocak-Nisan arası kuru sezon ve Nisan-Aralık'a kadar olan dönem de yağışlı sezon olarak geçiyor. Biz de işte yağışlı mevsimin tam ortasında gelmiş bulunuyoruz. Tropikal iklim nasıl birşeymiş, Panama'ya ayak basınca anladık. Hava çok nemli, saunada yürüyormuşsun hissi var. Yapış yapış en sevmediğim hava tipi, çok fena, yaprak da kımıldamıyor! 

Ayağının tozuyla Murat hemen işe başladı bu hafta.. Yağmur da var çıkılacak gibi değil diye, daha çok otelde vakit geçirdik Alp'le ve bu sürede jetlagi atlatmaya çalıştık. 

Pencereden dışarı bakınca görünen bu, acayip bir fırtına sel götürüyor heryeri.. Kuvvetli yağıyor! Hani yağmurdan sonra ortalık ferahlar serinler ya, hani mis toprak kokusu sarar ya heryeri.. İşte, bu görüntü o beklentiyi yaratır sonhabar havası var diye düşündürür. Ama daha başımızı dışarı uzattığımız o ilk saniyede büyük bir hayalkırıklığı yaşadık doğrusu. Ferahlamanın aksine, yağışlı sezonda havadaki nem miktarı daha da artıyormuş. Sıcaklıklar 30-35 derecelerde ya, yağan yağmur hemen buharlaşıyor ve daha basık bir hal alıyor zaten çok nemli olan hava.

Yağmurdan sonra şaşırıyor insan, o kadar yağmur az önce buraya yağmamış sanki.. Ortalık açılıyor yaz günü oluveriyor. Londra'daki gibi sürekli bir gri gökyüzü yok mesela, yağışlı mevsim olmasına rağmen. Bu kısmını sevdim. Sadece, yağmurun ne zaman indireceğini biraz kestirebildik mi daha iyi olacak. Alp'le yürüyüşe diye bir kez çıktık kara bulut vs hiçbirşey yoktu. Dönüş yolunda nereden çıktı bir anda bulutlar anlamadım, öyle bir bastırdı ki.. Neyse ki otele çok yakındık, ucuz atlattık..

Daha yeni geldik, alışacağız mutlaka.. Yağışlı havalarda da bir güzel uyunur di mi.. Hadi biz  en iyisi uykuya o zaman..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder