Full-Time Baba!

30.7.15
Chiswick'de evimiz, hergün Chiswick High Street' metro çıkışında buluşuyoruz Alp ve Murat'la benim iş çıkışımda.. Biraz parkta oynuyoruz, sonra eve beraber yürüyoruz. Henüz bir haftamız dolmadan her geçen pusetli anne, Murat'a selam veriyor nasılsın diye de soruyor. Tanışıyorlar yani.. Full Time Baba olunca mahalledeki tüm bebekli anneleri tanıyor. Bebekli aktivitelerden, ya da parkta falan tanışmışlar. Bilenler bilir, full time anne ya da babaysanız durum bu.. Ebeveyn ebeveyni çekiyor, hemen arkadaş olunuyor. 

Her bebeği annesi götürürken, Murat tek baba olarak katılıyor bebek gruplarına. Ama hiç yadırganmıyor, kimse de sormuyor neden diye! O kadar normal çünkü. ''Stay at home parent'' diye geçer tam zamanlı anne-baba Ingiltere'de. Yeni dönem ev hanımı ya da beyi aslında.. 

Çoğunlukla, tam zamanlı çalışan ebeveyn konumundan, evde kalan ebeveyn modeline, çocuk sayısı ikiyi geçince geçilir Londra'da. Çocukların kreş bakıcı masrafları bir maaşı geçtiğinden, anne ya da babadan birinin evde kalıp çocuklarla ilgilenmesi daha mantıklıdır. Eğer annenin kariyeri daha iyiyse baba kalan kişi olabilir mesela.. Normal çünkü, bir senelik doğum iznini de İngiltere'de anne baba kendi aralarında paylaşabiliyor. Yasal olarak bu hak verilmiş. Alışıklar babaların çocuklarına bakmak için doğum izni kullanması durumlarına. Ya da mesela ''sabbatical'' yani bizde ''kafa izni'' diye geçer, 6 ay 1 sene kadar süreli ücretsiz izin alanlar çoktur. Kafalarına koyarlar bir dünya turu, ya da çocuğumla vakit geçiricem derler, doğum izni üzerine biraz daha izin alırlar.. Hayatı hayatta kaçırmazlar! Ve şirketler de çalışanlarını bu konuda destekler, köstek olmazlar! Şirketten bir arkadaşım yakın zamanda kayağı çok seviyorum, şöyle doyasıya kaymak istiyorum başka da birşey yapmak istemiyorum diye 3 ay izin aldı kış dönemini İsviçre-İtalya Alplerinde geçirdi. Hakkaten de kaydı başka da birşey yapmadı, kırık bacakla geri döndü neyseki son 2 haftasında kaza geçirdiği için çok da umursamadı.. 

Biliyorsunuz, Panama henüz belli değilken Londra'ya geri dönüyorduk biz. Hatta ben işe de başlamıştım.. İşte o dönemde, Murat işle ilgili gelişmelerin netleşmesini beklerken, tam zamanlı baba oldu. Önce anneanne ya da babanne gelse mi diye düşünmedik değil, daha doğrusu büyükanneler bizim yerimize düşünmüştü. Muratcım nasıl bakacaksın edeceksin vs soru işaretleri..  İşbaşa düşünce herşey oluyormuş..   Murat ''Yapabilirim, deneyelim önce.. Baktık olmuyor o zaman çaresine bakarız'' dedi.. Alp yaşını doldurmak üzereydi. İlk bebeklik hallerine göre bana bağımlılığı da epey azalmıştı.

Murat ve Alp tüm günü beraber geçirdiler. Babası olarak, Alp'i parka, baby and me, gymboree aktivitelerine, alışverişe götürüyordu.. Söylediğine göre çok da keyif almış bu dönemden. Yani ben olsam ben de alırdım. Ev çekip çevirmece temizlik yemek dertleri olmayınca geri kalan kısmı tabii ki keyifli. O kısımları ben hallediyordum.. Alp'in tüm gün atıştırmalıklarını, yemeklerini hazırlıyordum. tamam işte. Murat yemeğini, atıştırmalıklarını plana göre yediriyordu. Bazı şeyler plana uygun olmazsa çok da takılmıyorduk doğrusu.. Uyku saatinde de beraber uyuyorlardı:)) Bir şekilde yuvarlanıyorlardı, Alp sağlıklı ve de çok mutluydu. Başka birşey gerekmiyordu..

Panama'ya gideceğimiz netleşince, bu keyifli zamanlar yakında bitecekti Murat için.. Daha olsa takılacaklarmış yani.. Hayat güzelmiş! 

Büyükannelere hiç gerek kalmadı. Günlerin sonuna kadar tadını çıkardılar  Baba-Oğul! Mesela, Alp'in ilk adımlarını Murat gördü. Bense işten gelince çoktan yürüyebilen bir bıdık görüverdim karşımda.. Hızlı geliştikleri bu dönemlerde olabildiğince çok birlikte olmak çok kıymetli. O yüzden şansınız varsa tam zamanlı anne ya da baba olmaktan korkmayın.. Bizim hayatımızda bir sene çok üzün bir süre değil, ama bebekler için bir çok değişimi yaşadıkları kocaman bir zaman dilimi! 
Naçizane tavsiye..

Ve gün geldi, iş hayatına geri döndü bile Murat, geriye de bu anlar kaldı..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder