Cartagena: KolombİYa'nın en renklİ şehrİ

15.11.15

Kolombiya'nın kuzeyinde Karayipler denizine kıyısında rengarenk bi şehir, Karayipler'in hatta Latin Amerika'nin incisi Cartagena! Biz cok sevdik. Havası suyu, ayrı güzel. Haritayı elden bırakıp, daracık 166 sokaktan oluşan eski şehirde plansız programsız yürümek yeterli Cartagena'yı tanımak için.. Her sokağı ayrı güzel çünkü.. Çok turistik ve güvenli, tam bir tatil şehri.. 

Kolombiya'ya bu ilk gidişimizde, 4 gün Cartagena merkezde, 3 gün de Karayipler'de deniz tatili yaparak geçirmeyi tercih ettik. Gerçek Kolombiya'yı anlamak için Başkent Bogota ve Medellin de görülmesi gereken yerlerden, biz onu başka bir seyahate bıraktık.


Cartagena, 1500lü yıllarda İspanyollar tarafından kurulmuş bir şehir ve ismini de İspanya'da bulunan Cartagena şehrinden almış. İspanyolların keşfinden sonra, Latin Amerika'da buldukları altınları İspanya'ya götürmek için kullanılan önemli bir liman kenti olmuş. Zengin tarihi ve kültürel dokusuyla da Cartagena eski şehri UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmış. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Kolombiyalı bir arkadaşımız eğer Kolombiya'da tek bir yere gitme şansınız varsa Cartagena'yı seçin derim demişti.

Cartagena eski şehir de gezilecek görülecek yerler meydanlar, tarihi binalar, katedraller bazı müzeler.  Hızlı bir fikir edinmek için City Walking Turlar var. 2 saatte genel bir bakış veren bahşiş usulü çalışan genç rehberler var. Deneyebilir daha sonra beğendiğiniz yerlere tekrar gidebilirsiniz. 16 aylık Alp de bizimle olduğundan, grupla hareket etmemiz biraz zor olacağı için yapamadık , vakti olanlara tavsiye ediyoruz.

Kendimize illa ki burayı da görmeliyiz diye bir plan yapmadık. Biraz akışına bıraktık, rahat rahat acele etmeden gezdik. Çocukla en doğrusu da o. Stres yaratmaya gerek yok. Plan dahilinde ilerlemek mümkün değil pek. O yüzden biraz doğaçlama anlatacağım Cartagena'yı..


İşte Fotoğraflarla Cartagena'da bir haftamız..

Artık biliyorsunuz AirBnB var, sahibinden kiralık ev bulabileceğiniz bir websitesi. Gittiğimiz yere göre bazen evde kalmayı tercih ediyoruz. Cartagena'da kaldığımız ev, surlarla çevrili tarihi şehir merkezindeydi. Oldukça merkezi harketli bir meydana bakıyordu. Gelir gelmez balkona attık kendimizi. Alp de dahil olmak üzere! 




Sokak sanatçıları her meydanda.. Geceleri hatta daha da fazlalaşıyor. Birkaç parça almadan ayrılmayın, çok güzel çalışmalar var. Ayrıca çok da uygun. Kolombiya pezosu dolara karşı çok değer kaybetti bu sene, sadece dolar olsa iyi Türkiye'ye de göre herşey çok ucuzdu!


Her sokağı ayrı güzel! Biz rastgele plansız dolaştık ya aynı yerlerden belki 10 kere geçmiş olabiliriz.



Meşhur şişman kadın heykeli hatıra fotomuzu da çektik. Eserlerinde insanları ve figürleri abartı, iri ve şişman hallerde yorumlayan Fernando Botero, Kolombiyalı bir sanatçı. Tarzıyla fark yaratmış,  bu akıma da kendi adı verilmiş Boterismo. Kendisi dünyaca ünlü ve aynı zamanda Latin Amerika'nın en çok tanınan ve ve hala hayatta olan en uzun ömürlü sanatçısı olarak biniyor.
Ara ara eve geldik dinlendik, çok gezmeli yürümeli tatillerde çok merkezi yerde kalmanın faydası gün içinde hotele ya da eve gidip kestirebilmek. Şapkayı bırakmıyor Alp, evde bile.. İçinden bir Latino çıktı. Asla şapka takmayan kafasına birşey kondurmayan Alp, Panama şapkasını nasıl sevdi, asla çıkarmıyor!

Abaco diye bir Kitap Kafe vardı, mutlaka uğrayın çok keyifli bir yer!


Cartagena'da sokaklarda yürürken koca ahşap kapılardan gözünü alamıyor insan. Her kapı tokmağı farklı, ev sahibi aileye özgü bir nişan olarak özel tasarlanmışlar diye duyduk. Bol bol kapı ve tokmak fotoğrafı çekmeyi unutmayın!
İhtişamlı kapılar ve minik Alp.. 


Tatil demek dondurma demek tabii ki! Hem benim için hem Alp için.. Kendimizi kaybettiğimiz mutlu anlardan!
Cartagena rehberlerinde çok karşılaştık, sokakta meyve ya da meyve suyu satıcıları çoktur, özellikle Coco Frio Hindistan Cevizi suyundan limonatayı mutlaka deneyin diyordu hepsi. Meyve aldık da Coco Frio'yu sokak satıcılarından deneyemedik. O soğuk tuttukları kutunun hali biraz perişan. Gelmişiz 1 haftalığına hasta olmayalım şimdi. Buralarda bakteriler mikroplar farklı, temkinli olmakta fayda var. Restoranlarda ya da Cafelerde de oluyor Coco Frio, mutlaka deneyin.
Biz tatildeydik ama birileri okula devam..

Araba hastası Alp, antika olanlarını nasıl anlıyosa onlara daha fena yapışıyor.


Castillo de San Felipe'de dalgalanan Kolombia bayrağı uğranması gereken yerlerden! Surlarda bu köşe çok güzel de etraf biraz perişandı. Bir düşünen olmamış, fotoğraf çeken bir dolu insan var, fona çekidüzen verelim diye. Uygun açıyı denk getirmek gerekiyor görüntü kirliliğini görmemek için.. 

Şehrin Getsemani bölgesine doğru giderken geçeceğiniz sokakları çok güzel. Restoranlar ve butik oteller hep burada.


Biraz da alışveriş!! Las Bovedas, San Diego Plaza'nın yakınında eski şehir duvarlarında göz göz sütun ve odalardan oluşuyor. Çoğunlukla Latin Amerika'nın önemli tarihi merkezlerinde var buraya benzer yerler.  Kolonyal dönemde deniz ticaretinin çok önemli olduğu günlerde depo, modern yakın tarihte de zindan olarak kullanılmış burası. Bugün de burada sanatkârların el sanatlarını satan küçük dükkanlar var. Mochila örgü çantalar ya da hamak çok meşhur Cartagena'da ilginizi çekerse eğer.


Kolombiya bayrağı renklerinde geleneksel kıyafetleriyle, meyve satan kadınları her sokakta göreceksiniz. O kadar meyveyi başlarının üzerinde taşırlar. Küçük bir not; fotoğraf çekmek istiyorsanız bahşiş vermeniz gerekiyor. 





Getsemani, şehrin bohem bölgesi. Daha çok sanatçı camiasının yaşadığı yer vakti zamanında, şimdinin ise popüler mekanların, restoranların ve eğlencenin merkezi olma yolunda ilerliyor.. 






Genel olarak çocukla nasıldı tatiliniz diye merak edenlere;
* Cartagena sokaklarında pusetle rahatlıkla dolaşabildik.
* Çocuklar için yeme içme sorun değil, eski şehrin içinde meyve satan teyzelerden taze meyve ve karşınıza sıkça çıkan marketlerden süt, sebze gibi ürünleri kolaylıkla buluyorsunuz. Tek problem yoğurt bulmak oldu. Yoğurt Kolombiya'da sade yenmeyen birşey. Yoğurtlar ya hep aromalı, ya da sade diye aldıklarınız şekerli! Panama'da öyle bir problemimiz yok mesela. Alp yoğurdu sade yediğinden, tatlarını beğenmedi, süt peynirle idare edebildik neyse ki..
* Evde kaldığımız için çorba, sabah kahvaltısı gibi minik bazı alışkanlıklara çözüm bulduk. Dert anlatsanız anlayacak daha büyük çocuklarda bu tür adaptasyonlar gerekmeyecektir.  


Cartagena'ya gitmişken vaktiniz varsa eğer, yapılacaklar listesinde sıkça adı geçen Karayipler denizindeki Playa Blanca'ya ya da Islas del Rosario adalarına gidebilirsiniz, böylece hem kültür hem de deniz tatilini birarada yapabilirsiniz. Bizim 1 haftamız vardı, 4 günü şehir turu, 3 gün de deniz tatili olacak şekilde planladık.  Biz Playa Blanca'ya günübirlik ve Islas Rosario'ya konaklamalı gittik. Her ikisi için de ayrı yazılarım var. Detaylara linklerden ulaşabilirsiniz. Limana gitmişken Cartagena simgesinde hatıra fotosunu da unutmayın. Hemen iskelelerin yanında..

Şehrin surlarında günbatımı izlemeden sakın ayrılmayın! Harika bir günbatımı, güneşin karayipler denizine dalışa geçtiği, heryeri kızıla boyadığı bu anın tadını çıkardık biz de.. Fotodaki gençler daha çok çıkarmış olabilir.
Günbatımında surlardan gün batmadan ara ara yüzünüzü şehrin kendisine de dönün.. O yönde de manzara ayrı güzel.. Kısaca Cartagena için inci dedikleri kadar varmış. Çok güzel vakit geçirdik.. Tekrar gidilebilecek yerler listemizde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme