Haftasonu Keşiflerinde; Bayano Gölü

25.8.17


Panama küçücük ülke, Marmara bölgesi kadar ancak, nüfus da 4 milyon. Ona rağmen, keşfedilecek birçok yeri var. Fırsat buldukça gitmeye çalışıyoruz.. Görmediğimiz bir yere gitsek diye bakınırken Panama City'ye hemen 1.5 saat araba mesafesinde Bayano gölünü bulduk araştırıp gittik.. 


Bot turu, mağara keşfi, derede su savaşları, kulübede piknik, en sonunda da ıssız vadide bot turu yapıp doğal yaşam alanlarında maymun kuş timsahların görmeye çalıştık. Pertimiz çıkmış vaziyette eve dönüyorduk ki yolda durup bir de muz bahçesine daldık. Tüm gün doğayla içice olunca çocuklar çok mutlu! Asla sıkıldım demiyorlar, oyuncak-oyun (buna akıllı telefon, tablet, her türlü ekran da dahil) sormuyorlar.. Taş, dal, çubuk ne buldularsa oynayıp koşturuyorlar. Kendi başlarına takılıyorlar, başka deyişle asla ana babaya sarmıyorlar:)


Günübirlik gezimizde, doğa ananın kucağında bulduk kendimizi. Mavi ve yeşil bir arada, bir de el değmemiş hali olunca nasıl iyi geldi hepimize, çok ıssızdı bir turist biz vardık.. Bu kadar ıssız bi yere nasıl mı gittik??


Internet çok acayip birşey.. Gölü araştırırken, göl kıyısındaki köyün sorumlusu Manuel Chavez diye biririn telefonunu buldum bi blogda. Ve hay aksi, Whatssapi yok adamın. İspanyolca anlaşacaksak yazışmak en kolayı çünkü. Aradım 1 kelime ingilizce bilmiyor hep olduğu gibi, konuştuğu ispanyolca da kırık.

- Tur yapıyor muşsunuz diye başladım, nasıl oluyor?

- Gölde gezdiriyorum, diğer ucunda da mağara var, orada da yürüyüş..

- Restoran var mı acaba?

- Burada bişey yok su yemeğinizi getirmeniz lazım 4-5 saat gezdiriyorum.

Hiç abartmıyorum bu arada. Yerlilerin ispanyolcasını anlamak gerçekten çok zor. Onlar da İspanyol İspanyolcasını anlamıyorlar mesela. Manuel ile karşılıklı bir konuşma oldu mu oldu,  yalnız bu konuşmada bir 300 kalori yakmış olabilirim, kan ter içinde kaldım 5 dk içinde.Çocuklar icin güvenli mi? Adam evet dedi, zaten çocukların güvenliği için bot aktivitelerinde can yeleğimizi kendimiz götürüyoruz. Kendi kilo ve boyuna uygun olması çok önemli, aksi takdirde hiçbir işe yaramıyor..


Nerede buluşucaz. Saat kacta gibi kısımlarda da anlaştık, güvendik, gittik.. Çok ıssızdı doğrusu. Dedim ya, bir biz vardık turist olarak, koca gölde. Hayır, adam tur diye başka yere götürse götürürdü. Interneti acayip bulmam bundan işte! Paylaşmak güzel, lafı getireceğim yer orasıydı aslında. Eh bir de gerçekten göl turu yaptığımıza göre, 2 senede geldiğim ispanyolca seviyesine bir alkışı hakettim bence.

Güzel gezimizden geriye kalan fotoğraflara geçelim o zaman..

Bayano Köprüsünün hemen yanında derme çatma liman var. Şu şekilde çok yapılaşma yok Panama'nın bu bölgelerinde..


Bayano Köprüsü


















Gölde giderken manzara şahane. Bana Medellin de Guatape'yi anımsattı. Nilüferler, su yüzeyinde ağaç dalları üzerinde kuşlar. 


Yarım saat kadar göl gezintisinden sonra Pueblo Nuevo mağarasına ulaştık. 




Mağara aslında bir su kaynağı, ilk başlarda ayak bileklerinde olan su seviyesi yer yer omuzlara kadar geliyor. Mağaranın tamamen karanlık bölgeleri var ve doğal olarak yarasalar. Murat ve Eren devam ettiler. 


Alp'in Küba'daki ilk mağara macerasından sonra ikinci mağara deneyimi Bayano olacakmış.




Güvenlik sebebiyle, mağara gezisini çocuklarla biz anneler kısa kesmek zorunda kaldık. 

Babalarını beklerken bıdıklar boş durur mu derede ne oynadılar.. 





Kendi kulübesine de götürdü bizi Manuel. Piknik yaptık, çocuklar kulübe çevresinde koşturdu. Yine çok eğlendiler. Bu arada ne restoranı, köylerinde 12 ev varmış zaten, o kadar. Herhalde gülmüştür bana adamcağız, restoran var mı diye sorduğumda.









Bir Guayaba ağacı görmüştük..
Meyvesi de şu şekilde.. Çok çekirdekli, aromatik ama kokusu kadar aslında tadı olmayan tropikal bir meve.. Bildiğimiz meyvelere benzetemedim.


Alp çok sevdi. Eve de aldığımız bir meyve değil aslında. Nerede yemiş de sevmiş anlamadım. Arkadaş zaten kiraz, kayısı bilmiyor, bu tür tropikal meyveleri seviyor.


Alp bana çiçek toplarken.. Ne zaman çiçek yaprak görse artık bir tane veriyor bana. Seni çok seviyorum diyo bi de..




Dal çubuk oyunları..


Özgürce koşuşturmalar..


Kulübenin gölgesinde dinlendiler..

Sonra yine gölde gezintiye çıkmak üzere hazırlanıyoruz. Önce çocukları yerleştiriyoruz.



Resimde gördüğünüz vadi yoktu hesapta bonus oldu, sağolsun Manuel, tüm gün bize doğanın güzelliklerini gösterdi. 


Çekirdek aile fotomuz..


Nasıl da meraklı çocuklar! Parmaklara dikkat aman Alp, timsah olabilir.. Gerçi göremedik bir tane bile, şanssızlık ama sağlık olsun!

Bu aralar anlatıyor da anlatıyor.. Aynı şekilde anlattırıyor da anlattırıyor..



Vadi hatıra fotosu çekelim, hadi en iyi arkadaş pozu dedim bizim bıdıklar nasıl ama:))

Gölde geri dönerken nilüferlere yakından bakmak istedik.. Bize ilginç geldi. İsmini söylemişti ama aklımda kalmadı..




 












Su altındaki kökleri.


Ve Tur bitiminde yorgunluktan sızan sizce kim?
Dönüş yolunda yol kenarında muz bahçesi gördük. Ona da daldık. Dalmamızla çıkmamız bir oldu. Feci ısıran karıncaların saldırısına uğradık çünkü! 


Mum bahçesi çıkışında bir ağaç kütüğü vardı Alp'in boyundan fazla çapı.. hemen foto!


Ne bulurlarsa oynuyorlara bir örnek daha.. Çok da keyif alıyorlar!



Yol kenarında otobüs bekleyen Panamalılar..


Manuel Chavez Telefon Numarasını da paylaşalım o zaman.. Kendisi tatlı bir Panamalı. Bir de yeme içme için rehberleri de düşünüp onlara da birşeyler koymakta yarar var, kendilerine genelde birşey getirmiyorlar.Manuel Chavez: +507 6793 9446

1 yorum: